5. Değer Günlükleri I – Yüksek Performanslı Takımı Nasıl Tanımlarsınız?

5. Değer Günlükleri I

07:46İlkay P: Günün sorusu;

Yüksek performanslı takımı nasıl tanımlarsınız?

 08:15İlker K: Günaydın. Üyelerin birbirine güvendiği, motivasyonu yüksek ve inisiyatif alan takım olarak tanımlarım. Bu takıma verilecek görevlerin neden yapıldığı ve işin sonucunun büyük resimde nereye oturacağı söylenir, nasıl yapılacağı konusu takıma bırakılır. Hata yapma şansı verilir; aynı hataları tekrarlamamak üzerine bir yol bulması beklenir.

 08:17İlker K: Anlatması kolay, oluşturması zordur 🙂 Çünkü böyle bir takımı oluşturmaya sadece üyelerin bireysel yetenekleri yetmez, uygun çalışma kültürünü inşa etmek gerekir ki bu zaman alır. Teori ile pratik genelde çatışır.  “Hata yapma”, “Hedefi söyleyip rotayı ekibe bırakma” gibi kavramlar için micro – managementa ve talimata dayalı çalışmaya alışkın yönetimi ikna etmek gerekir. Agile pratikleri, acil pratikler olarak algılayıp takıma nefes aldırmayan sprintlere arada dur demek gerekir. Kısa vadede zaman kaybedilse de uzun vadede hem zaman, hem de işin kişilere bağımlılığından kurtulmayı sağlayan, çözüm yolları üreten böyle bir ekip her zaman candır:)

 08:17İlker K: Uzun bir cevap mı oldu 🙂

 08:23İlkay P: Tanımı biraz sahip olması gereken özellikler veya davranışlar olarak tanımlarsak nasıl olur? 

Yüksek performanslı takımı bu açıdan maddeler halinde nasıl listeleyebiliriz?

 08:26 – Seda O: En temelde,

Cross functional (Çapraz fonksiyonel)

Self organized (kendi kendine organize) ve

Değer üreterek iş sonuçlarını iyileştiren desek? 🙋🏻‍♀

 08:26 – Seda O: Günaydın bu arada 😊

 08:34 – Erkan S: 10 özellik; (iyi self organize bir takımın)

– ownership (sahiplik)

– motivation (motivasyon)

– teamwork (takım çalışması)

– coaching (by Master) (koçluk)

– trust and respect (güven ve saygı)

commitment (işe bağlılık)

collaboration (iş birliği)

– competency (yetkinlik)

– improvements (iyileştirmeler)

– continuity (sürdürülebilirlik)

 09:19 – Başak Ç: + respect / saygı eklerim. 

O olmayınca her şeyin tamken nasıl da yürümediğini defalarca gördüm

 09:21 – İlkay P: – Having the values of commitment, courage, focus, openness, respect and trust, (işe bağlılık, cesaret, odak, açıklık, saygı ve güven değerlerine sahip olma)

– Having a clear vision of their objectives and goals, (amaçlar ve hedefler konusunda açık bir vizyona sahip olma )

– Staying committed to achieving their objectives and goals; (amaçlara ve hedeflere ulaşmaya bağlı kalma)

– Focusing on improving the business outcomes continuously, (iş çıktılarını sürekli iyileştirmeye odaklanma)

– Acting according to clearly defined priorities; (açık bir şekilde tanımlanmış önceliklere göre hareket etme)

– Maintaining effective communication and a healthy relationship with each other, (takım üyelerinin birbirleriyle etkin ve sağlıklı bir ilişkiyi koruması)

– Good communication, collaboration and integration within the team and the organization, (takım ve organizasyon içinde iyi iletişim, iş birliği ve bütünleşme)

– Having good problem-solving skills; (problem çözme odaklı yetkinliklere sahip olma)

– Quick decision making(where necessary), (gerekli olduğunda hızlıca karar alabilme)

– Having a safe environment,  (güvenli bir ortama sahip olma)

– Willingness to embrace conflicts and manage them successfully, (çatışmaları yaşamaya ve onları başarıyla yönetmeye gönüllü olma)

– Share and exhibit leadership responsibilities and qualities respectively, (liderlik sorumluluklarını ve özelliklerini paylaşma ve bunları gösterme)

– Self-organizing and cross-functional, (kendi kendine organize ve çapraz fonksiyonel olma)

– Small team of people, (küçük bir takım)

– Working as a team(team work) not individually, (bireysel değil, takım olarak çalışma)

– Collective ownership (ortak sahiplik)

– Continuity, (sürdürülebilirlik)

– No Dominator, (baskın olmama)

– Diversity (Çeşitlilik)

 09:21 – İlkay P: Bu nasıl?

 09:27 – Merve D: 👏🏻

 09:31 – Evren K: Mehh bu takımı kurmak için çok para harcamak lazım çokkk. Yüksek performanslı takım gerçekten çok mu lazım? Verilen paraya değer mi?

 09:37 – Hakan Y: Belirlenen hedefe belirlenen zamandan, önce, belirlendiği şekilde ulaşabilen. 🙄

 10:00 – Ali P: Quality (Kalite) ve Quantity (Nicelik) evliliğinin farkında olan, adapte olmayı hayat memat meselesi olarak düşünen takım.

11:27 – İlker K: Bu açıdan bakınca yüksek performanslı takımın tanımı da değişiyor. Takımın her zaman otonom olması veya belirsizlik & karmaşa ile mücadele etmesi şart değil diyebiliriz bu yorumdan yola çıkarak.

 11:37 – Hakan Y: Otonom olup, belirsizlik, karmaşa ile mücadele edip belirlenen hedefe belirlenen zamandan önce varılabilir

 11:39 – Evren K: Sprint’e her zaman aldığınız işi alıp bu işlerin büyüklüklerini iki katı verirseniz yüksek performansa ulaşabileceğinizi düşünüyorum.

 11:39 – Evren K: <Medya dahil edilmedi>

 11:40 – İlkay P: 😂

 11:41 – İlker K: Tabi ki varılabilir ancak her durumda bu özellikler ön şart olmaz diye yorumladım. Benim tanımımda bunları hep olmazsa olmaz düşünürdüm, Ali Bey’in yorumu farklı bir perspektif kattı.

 11:43 – Evren K: 1 haftalık Sprint’leri 3 haftaya çıkartarak takımın hızı arttırılabilir

 11:43 – Evren K: <Medya dahil edilmedi>

 11:45 – İlkay P: Değerli geri bildirimler için çok teşekkürler 👍

 11:46 – Evren K: İş çıkışı süper fikirlerle dolu oluyorum. Performans kelimesinden de pek hoşlanmam bana kendimi kotu hissettiriyor 🙁

 11:48 – İlkay P: İş çıkışı mı? Hangi ülke?

 11:50 – Evren K: Avustralya

 11:50 – Merve E: O zaman hazır takım hızı demişken, sıklıkla karşılaştığım bir durum hakkında ben de fikirlerinizi almak isterim. Scaled agile uygulanan bir ortamda bir ekibin hızını, değerini diğer ekiple/ekiplerle nasıl karşılaştırabiliriz?

 11:50 – Evren K: Çıkalı baya oldu da eve varamadım 🙂

 11:50 – Evren K: Ne için karşılaştıracaksınız?

 11:51 – Evren K: Bu bilgi neden önemli?

 11:51 – İlkay P: <Medya dahil edilmedi>

 11:51 – İlkay P: Bende bu soruyu çok alıyorum şu fotodakileri tartıştırıyorum

 11:58 – İlker K: Ekiplerde çapraz görevlendirme mümkünse bu şekilde kim kimi ileri çekecek gözleyebilir misiniz? Ötesi elma ve armutları karşılaştırmak oluyor. Çevikliğin sayısal ölçümlerini gelişme alanı olarak görmeyip katı kurallara dönüştürdükçe herkes sistemi kandıracak istatistikler üretmeye başlıyor.

 11:59 – Fatma F: Karşılaştıramayız 😊

 12:01 – İlkay P: Evet ekipleri bu yönde karşılaştırmamak lazım

 12:01 – Evren K: Çünkü takım performansı diye başlayan ölçüm kişinin performansını ölçmeye doğru gidiyor o da bireyin alacağı zam oranı ya da terfisini etkiliyor. Bu da insanları şeffaf olmak yerine sistemi kandırmaya itiyor

 12:02 – İlkay P: Evet 👍

 12:02 – Merve D: 👍🏻

 12:05 – Evren K: Sonra işler daha da karışıyor bazı İK’lar çalışanların % x’i düşük performans notu almalı diyor. Sonra takım bu sene sen düşük al seneye ben alırım diye bu dağılımı kendi arasında yapıyor. Ortaya tamamen güvenilmez saçma sapan bir değerlendirme çıkıyor.

 12:08 – İlker K: O zaman soru çevikliği neden uyguluyoruz? Çalışanı geliştirmek için mi yıpratmak için mi? Yönetimi nasıl ikna ediyorsunuz?

 12:09 – Evren K: Yönetimi ikna etmek yerine bu zihniyete sahip şirketlerde çalışmama yoluna gidiyorum. Tabi benimkisi kolaya kaçmak oluyor biraz.

 12:10 – Fatma F: Bu arada bir danışmanımız bir arkadaşımıza çeviklik bitiyor, waterfall’a dönüyor şirketler diye bir yorumda bulunmuş. Bu konuda fikri olan var mı?

 12:11 – İbrahim B: Burada bireysel performansı değil de takımın performansını ölçen bir sistem kurulmalı sanki. Bir de ben teorik olarak bildiğim için gerçekten merak ettiğim bir konu, Scrum Master normalde iş atamıyor, bir lead gibi iş de yapmıyor dolayısıyla performans değerlendirmesi de yapmaması gerekiyor. Scrum Master gerçekten Scrum Kılavuzu’nda yazdığı şekilde uygulanabiliyor mu?

 12:12 – Evren K: Scrum Master’ın işi Scrum’ın doğru uygulanmasını sağlamaktır. İşi yönetmek ya da insanları yönetmek değil.

 12:12 – İbrahim B: O konuda hemfikiriz. Uygulanmada böyle oluyor mu? Onu merak ediyorum.

 12:12 – Evren K: Kimse kimseye bir şey atamaz. Sabah işe gidersin tahtanın karşısına geçer en sol kolona bakar en üstteki işi alırsın.

 12:13 – Evren K: Evet oluyor. Yazılım geliştiriciler dediğimi yapıyorsa kimsenin iş vermesine gerek yok.

 12:14 – İbrahim B: İnsanların iş seçme inisiyatifi oluyorsa sabah erken gelen en kolay ya da sorunsuz işi alıp, istenmeyen işler sonradan gelenlere kalıyor olabilir mi?

 12:16 – Evren K: Olabilir. Neden en üstekini değil de bunu aldın diye sorar takım o zaman. Mesela adam ben onu daha önce yazmıştım bu bug benim için kolay gibi şeylerle gelebilir ( bugün yaşanmıştır), ikna olmadık bir daha yapma dedik. Ama bunu Scrum Master ya da yönetici bilmem kim demedi biz takım olarak dedik.

 12:17 – Fatma F: Biz de genelde planlama toplantısı sırasında kimin hangi işi alacağı belli oluyor, kapasiteye göre plan yapılıyor. Herkes kendi işi üzerinden ilerliyor.

 12:17 – Fatma F: Sabah gelip sıradaki işten başlamak baya iddialı bir olgunluk seviyesi gerektiriyor.

 12:17 – Evren K: 5 kişilik bir takımda 1 kişi 4’ünü enayi yerine koyuyor ve her şey kabak gibi ortada ( Scrum = Şeffaflık)

12:17 – Evren K: Sürdüremez bunu.

 12:18 – Fatma F: 4’ümüz o bir kişiye bunu belirtmiyor muyuz Retro’da vs.

 12:19 – Evren K: Toplantıda kimin ne alacağı belliyse silo probleminiz olabilir. Db kısmını hep Ahmet yazıyor bu iş de db ile ilgili Ahmet alsın yapıyorsanız çapraz fonksiyonel olamazsınız.

 12:19 – Evren K: Ahmet gittiğinde zorlanacağınıza Ahmet oradayken ondan öğrenin.

 12:19 – İbrahim B: Eğitimde de çok sorulan bir soru oluyor. Scrum Kılavuzu’nda Scrum Master ve Ürün Sahibi, Sprint için belirlenen işi yapmadıkları sürece 3-9 arası takım kapasitesine dâhil değildir deniyor. Bu durumda Scrum Master ve Ürün Sahibi’de Sprint için belirlenen işi yapabilir diye anlıyorum.

 12:20 – Evren K: Scrum Master, aynı zamanda Geliştirme Takımı’nın üyesiyse evet yapmalı. Full time bir iş ya da title değil bu.

 12:20 – Evren K: İdealden bahsediyorum.

 12:20 – Ali P: Daha çok hibrit metotlar başlıyor. Agile altındakilerin hibriti değil de Classic ve Agile beraber.

 12:21 – İbrahim B: Bu durumda çapraz fonksiyonel herkesin her işi yapabilmesi durumu olmuyor mu? Sertifika sınavında sorulduğu için çok benzer bir şey emin olmak istiyorum. Çapraz fonksiyonel takım demek bir iş maddesini ürüne dönüştürmek için gerekli yetkinliklere tüm takımın sahip olması değil mi? Bireysel olarak herkes her şeyi bilsin değil?

 12:22 – İbrahim B: Scrum Master’ın Geliştirme Takımı’ndan farklı bir rol olduğu ve mümkünse ayrı olması gerektiğini okumuştum, tavsiye edilmiyordu diye aklımda kalmış. Hep de eğitimde böyle anlatıyorum.

 12:22 – Fatma F: Gerçek hayatta o kadar çapraz fonksiyonel olmuyor ne yazık ki genelde uzmanlık var zamanla öğrensinler birbirlerinin işlerini diyoruz ama çok zaman ayrılmıyor her zaman.

 12:23 – Evren K: Gerçek örnekle geliyorum o zaman.

 12:23 – İbrahim B: Zaten çapraz fonksiyonellik bu dediğiniz değil diye biliyorum.

 12:23 – İbrahim B: Birisi geliştirmede iyidir birisi testte.

 12:23 – İbrahim B: Ama hep birlikte ürünü ortaya çıkarırlar.

 12:23 – Evren K: Şu anki müşterimde bir modül sadece c++ ile yazılmış ve Çinli bir amca var ekipteki tek c++ bilen.

 12:23 – Fatma F: Normalde proje takımı olsa daha rahat olabilir belki ama kurumsal yerlerde domain bazlı takım olunca zor.

 12:24 – Evren K: O modülde bir değişiklik olması gerektiği zaman tüm işleri ona atıyorlar. Bu adamlar 10 yıla yakındır beraber çalışıyor ve biri bile merak edip bu amca napıyor diye bakmamış.

 12:24 – İbrahim B: Anladım. Domain bazlı takımlar, belki onların liderleri var, iş tanımları var.

 12:24 – Fatma F: Takımın aldığı işleri tamamlayabilecek özelliklere sahip olması gerek tabi ama mesela bir takımda 5 yazılımcı 2 analist varsa gerektiğinde yazılımcı test de yapabilmeli durumu oluyor.

 12:25 – İbrahim B: Şeffaf değiller 😄 Çince anlamıyor da olabilirler

 12:25 – Fatma F: Ya da EFT ve havale aynı ekipteyse EFT’ci havale işlerine bakmıyor mesela.

 12:25 – Evren K: Bize de siz o kodu ellemeyeceksiniz çok özel o modül dediler. İnadına benim bütün takımım c++ işlerini aldı şimdi çatır çatır yazıyoruz ve diğer geliştiriciler bahane üretemez hale geldiler.

 12:25 – Fatma F: 😀 fenaymış

 12:26 – Evren K: Çünkü bu c++ biz yapamayız diyemiyorlar yapılabildiği görüldü.

 12:26 – Evren K: O amca ölürse ne olacak ( bunu da Retro’da gerçekten sordum)

 12:27 – İbrahim B: Ölürse mi😅

 12:27 – Evren K: Domain bilgisi öğrenilir. Takıma girer girmez her şeye el atamazsın ama zamanla öğrenmen lazım. Zamanla her şey öğrenilir.

 12:27 – İbrahim B: Kendi duydu mu?

 12:27 – Evren K: Tren çarparsa dedim

 12:27 – Evren K: Kalp krizi demedim

 12:27 – İbrahim B: 😅😅

 12:28 – Evren K: Burada çok alıngan değil insanlar işin işle alakalı olduğunun farkındalar.

 12:28 – Evren K: Buradaki code reviewlari Türkiye’de yapsak tekme tokat kavga çıkar:)

 12:30 – İlkay P: Bu işte gerçekten güzel, kültür farkı 

Bizde alınganlık ve abartmalar tavan 😎

 12:32 – Fatma F: 😂

 12:32 – Merve E: Tüm bu konuşmaların başlangıcı olan sorum için “Takımların hızlarını karşılaştırmayın” maddesine  +1 diyorum ve yanıtlar için teşekkür ediyorum 😊

 12:33 – İbrahim B: Şu da eğitimde soruldu bana, bir şeyler söyledim ama emin olmak istiyorum. Bir projeye iş yapan birçok Scrum takımı var. Bu takımların Geliştirme Takımları var ve 1 tek Scrum Master hepsinin Scrum Master’ı olabilir mi? Ürün Sahibi kaç tane oluyor? Scrum Kılavuzu’na göre direk ezberden şöyle cevapladım, aynı projeye çalışan takımlar aynı Ürün İş Listesi’ni kullanır, Ürün Sahibi tektir ve müşteriden isterlerin alınıp takıma iletilmesi ve yapılacak işin değerini maksimize etmeye çalışır Ürün İş Listesi yönetimiyle. Tek bir Scrum Master her takımın Scrum Master’ı olabilir mi? Bu konuda emin olamadım, olabilir ama olmalı mıdır?

 12:33 – Fatma F: Efektif retrospektif konusu da Türkiye’de dert gerçekten.

 12:33 – Fatma F: O konuyu da bir konuşsak süper olur bir ara.

 12:34 – Kamil K: +1

 12:34 – Evren K: Peki karşılaştırmayalım ama o zaman kim terfi edecek? Daha başarılı olanla iş yapmayan aynı maaşı mı alacak? Bu da adaletsizlik değil mi? 🤪

 12:34 – Fatma F: Hep yüzeysel yok geç geldi talep yok taşıma aracı patladı.

 12:34 – Fatma F: İlişkilere giren yok.

 12:35 – Fatma F: Halbuki biri birine gıcık 😀

 12:35 – Evren K: Politika:)

 12:35 – Fatma F: Ben 360 işe yarar mı diye düşünüyorum ama daha karar da veremedim. 😂

 12:36 – Fatma F: Türk kafası onu da saptırabilir.

 12:36 – Evren K: Birden fazla takımı yöneten tek Scrum Master’la da çalıştım gayetle başarılı geçti. Kılavuz için kurallar için bir şey diyemem fazla ben sadece kendi bulunduğum ortamlardan örnek verebilirim.

 12:36 – Kamil K: Ekipleri küçük start-up kafasına sokmak ve bütçe yönetmelerini istemek çözüm olabilir.

 12:37 – Evren K: Bu olaya benim şirketimin bir çözümü var.

 12:37 – İbrahim B: Ben eğitimde sayfaya bir yelkenli gemi çiziyorum. Her takıma da retrospektif maddeleri veriyorum. Bunları yüksek sesle okuyun diyorum. Retro’nun nasıl olması gerektiği konusunda örnek maddeler çıkarmak takıma açıklamak faydalı olabilir gibi geldi.

 12:37 – Evren K: Küçük de sayılmayız son birleşmelerle 100 e yaklaştık

 12:37 – Evren K: Pardon 1000

 12:38 – İbrahim B: <Medya dâhil edilmedi>

 12:39 – İbrahim B: Bunları her bir takıma veriyorum. Yelkenlinin altına ve üstüne yerleştirin diyorum.  Sonra en çok değişmesi istenen 3 maddeye tahtaya çıkıp çarpı atıyor herkes. En çok çarpı alan maddelerle ilgili aksiyon alıyoruz.

 12:40 – İbrahim B: Yani eğitim vermeden önce nasıl yapılıyor diye araştırdığımda böyle bir şey bulmuştum. Sizde tabi araçlar vs vardır ama. Belki örnek retrospektif maddeleri fikir açması için takıma yardımcı olabilir.

 12:41 – Evren K: Bir sürü böyle yöntem var. Sorunlar konuşulsun ve mutlaka aksiyonlar belirlensin ve takip edilsin.

 12:41 – İbrahim B: Efektif olması için sanırım biraz daha ciddiye alınma kültürünün oluşturulması lazım.

 12:41 – Evren K: En zoru insanların işi kişisel almaması gene. Bunu söyleyip duruyorum ama bunun bende kırılması da bir seneden uzun sürdü.

 12:42 – İbrahim B: Zor olmuştur eminim, tabi burada takım kendi hatalarını yıkmak için bir günah keçisi de bulmamalı.

 12:43 – İbrahim B: Kendileri yırtmak için başkalarına suçlayıcı olmamalı.

 12:43 – Evren K: Ee performans ölçüm adamı kovmaya kadar giderse onu da yapar.

 12:44 – Ali P: Bu tarz sorular konusunda Henrik Kniberg ile sohbetlerimizde uygun olacak yöntemin; copy, past, adapt olacağını çıkarmıştık. + Öneri olarak ise çok fazla case study ve paper okumanızı öneririm. Mümkünse Scrum ve Kılavuzunu, bir kutsal olarak düşünmeyin.

 12:44 – Evren K: +1

 12:45 – Evren K: Kutsallık kısmı için:)

 12:47 – İbrahim B: Kesin bir cevabı olamıyor sanırım bazı şeylerin, sonuçta bu sistemi kuran adamlar bir rehber hazırlıyor ve Scrum budur diyorsa açıkçası ben kutsal olarak kabul etmek gerektiğine inanıyorum. Çünkü diğer durumda insanların inisiyatifine bırakıldığında farklı sorunlar olabileceğini düşünüyorum. Ama tabi ki kılavuzun birçok şeyin nasıl yapılacağını açıklamamasından dolayı örnek vakalar ve makaleler okunması gerektiğine katılıyorum.

 12:51 – Evren K: O manifestoda imzası olan abilerin çok daha kutsal yayınları var bence. Benim ilgi alanım daha çok onlar. Tüm bu proje yönetim yaklaşımlarında beni gerçekten ilgilendiren bazı şeyler var. Takımın bir üyesi olarak ne yapılacağını net olarak anladım mı? Şu an neler döndüğünü biliyor muyum? Bu yaklaşım sorunlarımı çözmeme yardımcı oluyor mu? Takımın ve benim gelişimimi destekliyor mu?

 12:52 – Evren K: Her şirket başka macera:)

 12:52 – Ali P: Sorulması gereken güzel sorular gerçekten.

 12:53 – Fatma F: Şirket değiştirmedim ama her takım bile başka macera olabiliyor😅 Kılavuza tamamen uymak çok zor, en yaklaşık sonuca nasıl gidilir ona odaklanmak gerek sanırım.

 12:54 – Evren K: Bence kılavuza uyarak başlanmalı belli bir olgunluktan sonra iyileşmeler olabilir.

 12:55 – Evren K: Yani ben 0’dan başlasam kılavuza uyardım. Çünkü yav uymak şart değil aslında deyip olayı saçma sapan yerlere götüren de çok gördüm.

 12:56 – İbrahim B: Evet eğitimlere Scrum Master’lık yapan ve Scrum’ı uyguladık diyen kişiler geliyor. Fakat dediğiniz gibi çok değiştirmişler olayı.

 12:56 – İbrahim B: Hatta daily scrumı cuma günü yapıyorduk tek dedi😄

 12:57 – Evren K: Daily’den de mi uyanmamışlar ya iyiymiş.

 12:57 – Fatma F: Onu kastetmedim, baştan evirmeye çalışmak değil de mesela sürdürülebilir hız prensip ama baskı var overload çalışılıyor, bir anda artık çeviğiz mesai yok yapamıyorsunuz.

 12:57 – İbrahim B: Daily Scrum’la ilgili yine deneyimim yok ama eğitim için araştırırken en büyük problemin bir süre sonra içtimaaya dönmesi ve insanların ilerlemesinin takip edildiği bir durum toplantısına dönüşmesi yazılmıştı.

 12:57 – İbrahim B: Gerçekten öyle mi oluyor?

 12:59 – Evren K: Gene iş takımda bitiyor öyle yapmazsanız öyle olmaz. Ben pbi 12 de çalıştım dün bugün pbi 13 e bakacağım diyorsan pek bir anlamı yok.

 12:59 – Evren K: Kaç pbi yaptın muhabbetine döndürüp döndürmemek konuşanlara kalmış.

 13:01 – İbrahim B: Aslında konunun detayını söylemek ve belki takımdan birinin fikri ve yardımı olabileceği için sorunlar konusunda da açık olmak önemli.

 13:02 – İbrahim B: Daily Scrum’la ilgili who allowed to participate to daily scrum diye bir soru soruluyor. Buna sadece Geliştirme Takımı cevabı veriliyor.

 13:03 – İbrahim B: Diğerlerinin katılması takımın şeffaf olmasını ve sorunlarla ilgili açık olmasını engeller deniyor.

 13:04 – İbrahim B: Scrum Master ve Ürün Sahibi yaşadığınız caseler için soruyorum, toplantılara katılıp müdahale edebiliyor mu? Çünkü allow to attend but not allow to participate diyor.

 13:06 – Evren K: Scrum Master pig’dir, Ürün Sahibi chicken.

 13:11 – Serkan U: 🙂

 13:13 – Evren K: Aa karikatürü bulup atacaktım unuttum:)

 13:13 – Evren K: https://www.google.com/imgres?imgurl=http%3A%2F%2Fwww.agileforall.com%2Fwp-content%2Fuploads%2F2015%2F03%2Fagile-safari-pig-and-chicken-part1-1024×399.png&imgrefurl=https%3A%2F%2Fagileforall.com%2Fagile-commitment-scrum-pig-chicken-part-1%2F&tbnid=paF6qqk_vs_J-M&vet=1&docid=DnIQ4Xyx8PqT2M&w=1327&h=517&hl=en&source=sh%2Fx%2Fim

 13:28 – Cihan Y: Çok güzel sorular soruldu, çok güzel cevaplar verildi. Hepinizin eline sağlık.

 13:29 – Cihan Y: Yanınızda bir danışman olsa muhtemelen benzer cevapları verecekti fakat bu durumu gerçekten yaşayan kişileri dinlemek bence danışmanın verdiği cevaptan daha değerliydi.

 13:30 – Cihan Y: Bu bende başka bir düşünceyi tetikledi.

 13:30 – Cihan Y: 5. Değer için bir sayfa oluşturmayı düşünüyordum

 13:31 – Cihan Y: Bu sayfaya buradaki konuşmaları düzenleyip eklemem böylece herkesin buradan faydalanmasına ne dersiniz?

 13:31 – İlkay P: Bence çok güzel olur

 13:31 – Serkan U: 👍

 13:31 – İlkay P: Düşünsene şu durumda ne gibi şeyler yapılabilir vs

 13:31 – İlkay P: Tamda eksik olan şey

 13:32 – Evren K: Benim söylediğim her şey kendi fikrim cevap değiller bunu belirtirsen olur:) not: fikirlerim sabit değildir değişebilir:)

 13:32 – Cihan Y: 🤟

 13:34 – İbrahim B: Ben hep soru sordum 😄😄 paylaşılabilir.

 13:34 – İlkay P: 👍

 13:36 – Fatma F: Ben de yaşadığımız örneklerle ilgili yazılar yazmayı düşünüyorum. Sprint planlama nedir her yerde bulunuyor ama orada yaşanan bir soruna nasıl bir çözüm denedik zor bulunuyor. Beğenirseniz ekleyebiliriz 😊

 13:36 – Fatma F: Örnek sprint planlama hepsi için çoğaltılabilir

 13:36 – İlkay P: Kitap bile çıkar

 13:37 – İlkay P: Problems and good pratices

 13:37 – İlkay P: Şeklinde

 13:37 – Elif A: Evet bence de çok iyi olur konuşmaları takip etmek zor olabiliyor👌🏻

 13:39 – Begüm T: Bilgiler için çok teşekkürler hepsini tek tek okudum. Diğer şirketler veya ekipler dönüşümde kendi uyarlamalarını nasıl yapıyorlar merak ediyorum açıkçası. Herkesin kendi fikirleri bu nedenle çok kıymetli, olması gereken kuralları her yerde bulabiliriz ama yaşayan bir süreçteki sorunları ve nasıl çözüldüğünü öğrenebilmek zor. Tek diyeceğim daha toplu bir şekilde madde madde kurallı ilerleyebiliriz yazılanların arada kaybolmaması adına ☺

 13:41 – İbrahim B: Bence her gün 1 konu belirlenip herkes o konuyla ilgili deneyimini paylaşabilir.

 13:41 – İbrahim B: O konuya odaklanırız ve soruları sorarız.

 13:41 – Eda Y: 👍

 13:41 – İbrahim B: Değerler, takım, etkinlikler, araçlar, Bitti Tanımı gibi başlıklar olabilir

 13:42 – Evren K: Teknik hiç konuşmayacak mıyız:( ? Yazılımcı kardeşlerim yok mu burada

 13:44 – İlkay P: Olmaz mı 👍✌

 13:45 – İlker K: Bu veya farklı bir yazışma uygulamasında mesajı yazan kişinin rolü (developer, çevik koç, proje yöneticisi, analist, satış, scrum master, PO) yönelik bir renk veya etiket olsa iyi olmaz mı:)

 13:47 – İlker K: Konunun hangi rolün bakış açısından yorumlandığını anlamak empati açısından iyi olurdu.

 13:48 – İbrahim B: Güzel olurdu 😄

 13:48 – İbrahim B: WhatsApp bir sprintine dâhil etsin bence bunu

 13:52 – Begüm T: Bu fikir güzel bence en azından deneyebiliriz.

 14:34 – Kamil K: Süper

5. Değer Günlükleri’nin tümüne buradan erişebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir