Category Archives: Enterprise Agility Transformation

Siperden Yalınlık Kanban ile Büyük Ölçekli Projelerin Yönetimi

Siperden Yalınlık Kanban ile Büyük Ölçekli Projelerin Yönetimi

 

Çevirenin Önsözü

Kitabı çevirmemin nedeni Türkçe kaynak sayısının azlığıdır. Henrik Kniberg’in yazdığı kitaplar gerçekten çok değerli çünkü yaşadıklarını yazıyor, çok sade bir dille açıklıyor. Çeviklik ve Yalınlık gibi üzerine düzinelerce kitaplar yazılmış konuları en güzel haliyle birkaç cümle de anlatıyor. Yazar olarak Henrik birçok ünlü yazarda olmayan bir özelliğe sahip: Yazdıklarını net bir şekilde okuyanın zihninde oluşturabilme yeteneği. Bu özellik Henrik’i diğerlerinden birkaç on adım ileri götürüyor.

Çeviriyi yaparken bir ifadenin Türkçe’de karşılığı varsa bunu kullandım. Örneğin Agile yerine Çevik ifadesini kullandım. Eğer ifadenin Türkçe’de tam karşılığı yoksa ya da Türkçe karşılığı isteneni tam olarak ifade edemiyorsa İngilizce sözcüğü kullandım. Örneğin kaynak kodlarının bulunduğu ortam için trunk ifadesini kullandım çünkü trunk ifadesinin Türkçe’de bir karşılığını bulamadım. Eğer bu ifadeler için önerileriniz olursa lütfen bana yazın ve gerekli iyileştirmeleri beraber yapalım.

Kitabı çevirirken yardım eden ve Türk Dili ve Edebiyatı dersini neden sevmediğimi hatırlatan ama sonsuz dikkatiyle bütün yanlışlarımı düzelten biricik kardeşim Ayşenur’a çok teşekkür ederim.

Cihan YILMAZ

Aralık 2016 – İstanbul
site@yilmazcihan.com
http://yilmazcihan.com

 

Siperden Yalınlık Kanban ile Büyük Ölçekli Projelerin Yönetimi
Siperden Yalınlık Kanban ile Büyük Ölçekli Projelerin Yönetimi

Kitabı indirebileceğiniz bağlantı: Siperden Yalınlık Kanban ile Büyük Ölçekli Projelerin Yönetimi (158 downloads)

Continue reading Siperden Yalınlık Kanban ile Büyük Ölçekli Projelerin Yönetimi

Kanban ve Scrum, İkisinin de En İyisini Yapmak

Kanban ve Scrum, İkisinin de En İyisini Yapmak

 

Çevirenin Önsözü

Kitabı çevirmemin iki nedeni var. Birinci neden Çeviklik ve Yalınlık konularında Türkçe kaynak eksikliğidir. İkinciyse Çevik Bildiri’de çoğu zaman dikkat edilmeyen, önemsenmeyen bir cümle, Çevik Bildiri’nin ilk cümlesidir. “Daha iyi yazılım geliştirme yollarını, uygulayarak ve başkalarının da uygulamasına yardım ederek, bu yolları ortaya çıkarmak…”

Kitaplarını okuduğum, konuşmalarını dinlediğim, seminerlerine katıldığım, videolarını izlediğim, Çeviklik ve Yalınlık topluluğuna inanılmaz katkıları bulunan insanlar var. Çeviklik’i ve Yalınlık’ı öğrenmemi sağladılar. Umarım bu kitapla birilerinin Çeviklik’i ve Yalınlık’ı öğrenmelerine yardımcı olabilirim. Umarım gelecekte Türkçe kaynak sayısı artar böylece Çeviklik ve Yalınlık herkes tarafından öğrenilebilir.

Çeviklikle tanışmam kaos halini alan işlerimizi düzene sokmak için neler yapabileceğimi düşünmekle başladı. Bir müşteri telefon ediyordu ya da bir e-posta gönderiyordu ve onun işlerini yapmaya başlıyorduk. Bir müşterinin talebini geliştirmeye çalışırken akışa* ulaşabildiğim çok az oluyordu. Bir şeyler geliştirmeye çalışırken daha büyük bir müşteriden baskı geliyorsa her şeyi bırakıp yangını söndürmeye çalışıyordum. On dakika içinde üç-dört farklı müşterinin projeleri arasında gidip geldiğim çok oldu. En sonunda hangisinin sesi en yüksek çıkıyorsa onunla ilgileniyordum. Bir düzen yoktu.

Dünya üzerinde bu sorunu yaşayan tek şirket olmadığımızı biliyordum. Araştırmaya başladığımda Çeviklik ve Scrum’la tanıştım. Birkaç ay boyunca Çeviklik’in ve Scrum’ın aynı şeyler olduğunu düşündüm. Çeviklik’in özü olan deneycilik felsefesiyle on bir yaşındayken kuzenimin verdiği felsefe kitapçığında tanışmıştım ve sevmiştim. Buna rağmen iş hayatımda uzun süre determinizmi savundum. Her şeyi önceden bilip planlayabileceğimi ve planı oluşturduktan sonra herhangi bir engelle karşılaşmayacağımı savunuyordum. Bir yazılım geliştiricinin müşteriyle iletişim halinde olmaması bunun yerine arada birilerinin olması ve yazılım geliştiricinin sadece kod yazması gerektiği gibi düşüncelere sahiptim. Belki o zaman müşterilerle fazla muhatap olmak işimden zevk almamı engellediği için böyle düşünüyordum. Kanban’la tanışmamsa Scrum’la tanışmamdan birkaç yıl sonra oldu.

Çeviklik’i anladıkça bir plan oluşturup sadece planı takip ederek başarılı olamayacağımı ve müşteriyle her zaman iletişim halinde olmam gerektiğine karar verdim.

Kitapta göreceğiniz gibi Agile yerine Çevik sözcüğünü, Agility yerine Çeviklik sözcüğünü kullandım. Eğer Türkçe’de Scrum’ı ifade etmemizi sağlayacak bir sözcük olsaydı onu kullanırdım. Scrum, Rugby’de oyuncuların kafa kafaya verdikleri toplanma hareketidir. Türkçe’de bunu karşılayan bir ifade yok. Bu nedenle Scrum dedim. Kanban, Japonca görsel kart anlamına geliyor. Yine Türkçe’de bu şekilde ifade etmek anlamlı gelmiyor. Hâlbuki Çevik, Çeviklik İngilizce Agile’den çok daha güzel, okuyanın zihninde ışık yakıyor. Bu nedenle Türkçe’de anlamlı bir karşılığı olan bütün ifadeleri Türkçe karşılıklarıyla yazdım. Türkçe’ye çeviremediğim özel ifadeler için sizin aklınıza gelen bir şeyler olursa lütfen paylaşın. Yaptığım çevirilerde kullandığım Türkçe sözcükleri seçerken aslında ne kadar önemli bir iş yaptığımı hatırlatan ve yardımcı olan arkadaşım Mehmet Bozok’a teşekkür ederim.

Kitap bittikten sonra ilk okuyan ve çeviriyle ilgili “anlamak için sadece bir defa okuyorum” gibi olumlu yorumlar yapan Âdem Topal’a çok teşekkür ederim.İngilizce waste ifadesinin yerine israf sözcüğünü kullanabilirdim, çok uzun sürede kullandım. Alper Tonga’nın Kanban; Evrimsel Değişim – S01E01 yazısını okuduktan israf sözcüğünün yerine çöp sözcüğünü kullanmaya başladım. Alper’in çöp sözcüğünü kullanmasının nedeni çöpün somut olarak bir varlık ifade etmesidir. Çöp, kötü kokusu, çirkin görüntüsü olan ve kurtulmamız gereken herşey olabilir. Bu tanımın yanında israf sözcüğü kulağa çok soyut geliyor. Bu soyut anlam aksiyon almamız için uyarıcı bir nitelik taşımıyor. Çöp ifadesini topluluğa kazandırdığı için Alper Tonga’ya teşekkür ederim.

Kitabı çevirirken yardım eden ve Türk Dili ve Edebiyatı dersini neden sevmediğimi hatırlatan ama sonsuz dikkatiyle bütün yanlışlarımı düzelten biricik kardeşim Ayşenur’a çok teşekkür ederim.

Bu kadarcık küçük bir kitapta bu kadar çok bilgi vermelerine rağmen okuyucuyu sıkmayan bir kitap yazdıkları için Henrik Kniberg ve Mattias Skarin, çok teşekkür ederim.

Ben yeterince konuştum ☺   Zaman değerli, kitabı okuduğunuz için teşekkür ederim. Eğer geri bildirimde bulunmak isterseniz çok sevinirim.

*Belki bütün işlerde akış vardır ama yazılım dünyasında çok daha önemlidir çünkü aklınızda binlerce şeyi tutmanız ve çok kısa zamanda hatırlamanız gerekir. Akış, sizi üst benliğe ulaştırabilir. Eğer yazılım geliştirici değilseniz şuan söylediklerim anlamsız geliyor olabilir, bir yazılım geliştiriciye sorun! ☺   O, ne dediğimi biliyor.

Cihan Yılmaz

Ekim 2016 – İstanbul

site@yilmazcihan.com

 

Kanban ve Scrum İkisinin de En İyisini Yapmak
Kanban ve Scrum İkisinin de En İyisini Yapmak

Kitabı indirebileceğiniz bağlantı: Kanban ve Scrum, İkisinin de En İyisini Yapmak (171 downloads)

Continue reading Kanban ve Scrum, İkisinin de En İyisini Yapmak

Scrum Roller ve Sorumluluklar

Scrum Roller ve Sorumluluklar

 

Bu sunumda sizlere Scrum Roller ve Sorumluluklar nelerdir konusunu özetlemeye çalışacağım. Makaleyse daha derin ve gerçek hayattan bilgiler isteyenler için yazıldı.

Scrum, felsefe olarak deneyciliğe dayanır. Scrum’ın doğru şekilde işleyebilmesi için Şeffaflık, Gözlem ve Adaptasyon olmalıdır.

Scrum’da üç rol bulunur. Bu roller, Ürün Sahibi, Geliştirme Takımı ve Scrum Master’dır. Şimdi bu üç rolün sahip olduğu sorumluluk nelerdir konusuna değineceğim.

 

Ürün Sahibi

İş Listesini yönetir. Birincil önceliği İş Listesi’ni yönetmektir. İş Listesi’ni yönetmek demek, ürünü yönetmek demektir. Ürünle ilgili yapılacak bütün geliştirme İş Listesi’nde bulunur. Ürün Sahibi, İş Listesi’ni yönetirken şunlara dikkat eder:

  • Yatırım Getirisi
  • Risk
  • İş Değeri
  • Teknoloji

İş Listesi’nin sahibi Ürün Sahibi’dir. İş Listesi herkes tarafından erişilebilir ve anlaşılabilir olmalıdır. Continue reading Scrum Roller ve Sorumluluklar

Winston Royce & Waterfall & Çeviklik

Winston Royce & Waterfall & Çeviklik

Geleneksel yazılım geliştirme metodunun babası Winston W. Royce, yazılım geliştirme alanında öncü olarak kabul edilir. California Institute of Technology’de Fizik Bölümü’nde lisans öğrenimini tamamladıktan sonra yine aynı enstitüde Havacılık Mühendisliği üzerine yüksek lisans yapmıştır. Julian David Cole’un gözetiminde yine Havacılık Mühendisliği alanında doktorasını tamamlamıştır. 1961 yılında ise ünlü otomotiv şirketi TRW’de çalışmaya başlamıştır. TRW, Türkiye’de otomotiv alanında bilinsede aslında havacılık üzerine de çalışmaları bulunmaktadır. Royce, TRW şirketinin havacılık ile ilgili geliştirmeler yapılan bölümünde proje yöneticisi olarak çalışmıştır. Bu dönemde yazılım projelerinin nasıl daha kolay, daha kaliteli ve daha ucuz geliştirilebileceğine dair çalışmalar yürütmüştür. Bu çalışmaları yürütürken akademik yaklaşımını sergilemiş ve yaptığı çalışmaları anlattığı “Managing The Development Of Large Software Systems” adlı makaleyi 1970 yılında yayınlamıştır. Royce’un makalesi yazılım ürünlerinin geliştirilmesi süreçlerine tarihteki en büyük etkiyi yapmıştır ve bu etki günümüzde de devam etmektedir.

 

Winston Royce makalesinde açıkladığı yaklaşımlara herhangi bir isim vermemiştir. En basit haliyle bugün Waterfall dediğimiz metoda “basit” diyordu. 1976 yılında Bell ve Thayer adında iki TRW çalışanı “Software Requirements : Are They Really A Problem?” adında yayınladıkları makalelerinde Waterfall terimini ilk defa kullanmışlardır.
Royce’un makalesi incelendiğinde görülür ki sadece Waterfall -Royce’un deyimiyle basit– olarak bilinen modelden bahsetmez aynı zamanda artımlı ve modelleme yaklaşımlarını da anlatır. Sanırım artımlı ve modelleme yaklaşımlarını Waterfall’ın altında anlatması ve Waterfall’ın bunlara nazaran daha kolay bir sürece ve bakıldığında daha anlaşılır bir şekle sahip olması Waterfall’ın benimsenmesini kolaylaştırmış ve günümüze kadar gelmesini sağlamıştır. Artımlı ve modelleme yaklaşımlarını anlatırken Waterfall modeliyle ilgili problemlerin çözümünü aradığını görürüz. Bu amaçla modelleme yaklaşımında analiz aşamasından önce adına “Preliminary Program Design” dediği bir aşama koymuş ve burada projenin bir modelinin yapılması gerektiğini söylemiştir. Artımlı yaklaşımda ise yine Preliminary Program Design aşamasını koymuş ve bundan sonra gelen her aşamada aslında sürecin tekrarlanmasını savunmuştur. Bu yaklaşım günümüzdeki iterasyon bazlı geliştirme yaklaşımının temeli olmuştur. Continue reading Winston Royce & Waterfall & Çeviklik

Çeviklikte Gözlem ve Adaptasyon Ne Zaman Kullanılır?

Çeviklikte Gözlem ve Adaptasyon Ne Zaman Kullanılır?

Kurumsal Geçiş Takımı’yla gözlem ve adaptasyonu basit durumlarda kullanmak gayet mantıklı bir yaklaşımdır. Sonuçta bu değişim çabası çok zahmetlidir, bu uygulandıktan sonra daha güçlü olan dönüşüm yaklaşımı düşünülmelidir.

 

ADAPT

ADAPT, Scrum’ın benimsenmesi için Mike Cohn’un modelidir.

 

 

  • Awareness – Farkındalık – içinde bulunulan sürecin kabul edilebilir sonuçlar üretmediğinin farkında olmak.
  • Desire – İstek – Var olan problemlerin adreslenmesi için Scrum’ı benimseme isteği.
  • Ability – Yetenek – Scrum ile başarılı olabilmek için gerekli yetenek.
  • Promotion – Tanıtım – Scrum deneyimlerimizi paylaşarak hem bizim bunu hatırlamamız hem başkalarının bizim başarımızı görmesini sağlamak.
  • Transfer – Aktarım – Scrum’ı kullanmanın etkilerinin şirketin bütün bölümlerine aktarılması.

 

 

Daha fazla bilgi için Mike Cohn’un kitabına ya da sunumuna bakabilirsiniz[Cohn – “Succeeding with Agile” – Chapter 2] [Cohn – “Adapting to Agile Keynote”].

Continue reading Çeviklikte Gözlem ve Adaptasyon Ne Zaman Kullanılır?