CihanYILMAZ tarafından yazılmış tüm yazılar

Çevik Proje Lideri Nedir?

Bu makaleyi iki gözlemim nedeniyle yazdım:

1. Birçok kurum, kullanmaması gereken durumlarda bir “proje modeli” kullanır.

2. Çevik topluluğunda projeler ve proje liderliği tanımı hakkında birçok kafa karışıklığı ve tartışma vardır.


“Cevabım” olduğunu iddia etmiyorum, ancak bunu çok düşündüm ve müşterilerimde de deneyimledim (onlar duymasın… sshhhh). Bu nedenle işte burada çevik bağlamda proje liderliğinden anladıklarımı paylaşıyorum.Oh, ve bu arada, bu makale bir Bait & Switch*. “Çevik Lider Nedir?” adlı makaleyi okumanızı sağlamaya çalışıyorum. Bunu atlayıp hemen oraya giderek zaman kazanabilirsiniz. 🙂

Çevik Proje Lideri Nedir? yazısına devam et

Siperden Retrospektif Teknikleri ve Deneyimleri

Önsöz

Retrospektif, Çevik yaklaşımlarla hayatımıza giren en önemli pratiktir. Bunun nedeni retrospektiflerin hayatımıza girişiyle sürekli olarak iyileşme şansı elde etmemizdir. Geleneksel proje yönetimi yaklaşımında iyileştirme şansı sadece proje sonunda “Öğrenilmiş Dersler” bölümünde yer alır. Geleneksel proje yönetimiyle geliştirdiğim projelerin hiç birinde “Öğrenilmiş Dersler” aktivitesini gerçekleştiremedim. Çünkü projelerin teslim tarihi çoktaaaan geçmişti. Teslim tarihi geçen bir proje de “Öğrenilmiş Dersler” aktivitesine zaman ayrılmıyor. Projenizi teslim ettikten sonra sıradaki projeye başlıyorsunuz. Çevik yaklaşımlarda sürekli iyileştirme anlayışı vardır. Burada dikkat edilmesi gereken sözcük süreklidir. Scrum ve eXtreme Programming yaklaşımlarında döngü sonunda, Kanban’da sizin belirlediğiniz zamanlarda kendinizi iyileştirmek için bir aktivite gerçekleştirirsiniz. Ayrıca kendinizi geliştirmek için döngünün sonunu beklemenize bile gerek yok. Döngü içinde de aksiyon alabilirsiniz. 🙂 Retrospektif teknikleri, iyileştirme aksiyonlarınızı planlamanızı kolaylaştırmak için var.

Kitabın ilerleyen bölümlerde farklı retrospektif teknikleri, tekniklerin NASIL gerçekleştirilebileceği, retrospektifin faydaları, retrospektiflerde sık karşılaşılan problemlere, retrospektifleri eğlenceli bir aktiviteye dönüştürmek için neler yapılabileceğine değineceğiz. MAD-SAD-GLAD ile başlıyoruz. 🙂

Nisan 2019,

Cihan Yılmaz

Siperden Retrospektif Teknikleri ve Deneyimleri kitabını indirebileceğiniz bağlantı: Siperden-Retrospektif-Teknikleri-ve-Deneyimleri.pdf (148 indirme)

Siperden Retrospektif Teknikleri ve Deneyimleri yazısına devam et

Büyük Yazılım Sistemlerinin Geliştirilmesini Yönetme

Önsöz

Büyük küçük birçok şirket Çevik Dönüşüm başlattı ya da başlatmayı düşünüyor. Hatta Steve Denning bu durum için “Why Agile Is Eating The World” adlı bir makale yazdı ve bu makale oldukça popüler oldu. Çevik Dönüşüm, temelde geleneksel yaklaşımda işlemeyen ve üretken olmayan organizasyonu işler ve üretir duruma getirmektir. Geleneksel yaklaşım deyince aklıma gelen ilk yaklaşım Waterfall. Winston Royce tarafından adına basit metot (1970) denen daha sonra Bell ve Thayer tarafından adına Waterfall (1976) denen yaklaşımdan Çevik yaklaşımlara doğru bir evrim geçiriyoruz. Bu evrimi geçirirken nereden geldiğimizi hatırlamak ve nereye gidebileceğimize karar vermek bu makaleyi çevirmemdeki ana nedendi. Diğer bir neden Waterfall’un neden bu kadar popüler olduğunu anlayabilmekti. Bunlar:

  • Basit
  • Başlangıç maliyetinin düşük olması
  • Öğretmesi ve öğrenmesi kolay (Üniversitede hala Waterfall öğretiliyor, makalenin yayınlanmasının üzerinden 49 yıl geçtiğini unutmayın)
  • Zamanın üretim anlayışına paralel olması
  • Mantıklı olması 🙂
  • Başlangıç ve bitişinin olmasının sağladığı yanılsama

Çok büyük çoğunluğumuz bu makaleden doğan yaklaşımlarla iş yaptı. İş yaptı derken hayatını kazandı ve hayatını yaşadı. Kimileri emekli bile oldu. Kimileri projeleri bitirdiğinde mutlu oldu bitiremediğinde üzüldü. Kimimiz bu yapıya yatkın olmadığı için iş değiştirdi. Peki, tüm bunlar olurken aslında başlangıç noktası neydi? Kaçımız bu başlangıç noktasını düşündü? Ne yazık ki çok azımız. Bugünlerde Çevik yaklaşımların çok popüler olduğunu yazımın başında söylemiştim. Yine ne yazık ki Çevik Bildiri’yi bir defa bile okumamış Çevik Koç, Scrum Kılavuzu’nu bir defa bile okumamış Scrum Master artıyor. Bu çeviri birazda birey ve toplum olarak Waterfall’a yaptığımızı Çevik yaklaşımlara yapmamak için yapıldı.

Makaledeki önemli noktalar: Makalede bence önemli olan yerlerin arka rengini sarı yaptım. Böylece buraların daha dikkatli okunması gerektiğini vurgulamak istedim.

Makalenin orijinaline erişebileceğiniz bağlantı: http://www- scf.usc.edu/~csci201/lectures/Lecture11/royce1970.pdf

Mart 2019,

Cihan Yılmaz

Büyük Yazılım Sistemlerinin Geliştirilmesini Yönetme makalesini indirebileceğini bağlantı: Büyük-Yazılım-Sistemlerinin-Geliştirilmesini-Yönetme.pdf (120 indirme)

Büyük Yazılım Sistemlerinin Geliştirilmesini Yönetme yazısına devam et

Çevik Lider Nedir?

Çevik ürün geliştirme birçok sektörde norm haline geldi (özellikle yazılım sektöründe). Bunun anlamı; ürünler, küçük, kendi kendini yöneten, çapraz fonksiyonel takımlar tarafından geliştirilir ve gerçek müşterinin geri bildirimlerine göre sürekli iyileşen küçük ürün parçaları halinde teslim edilir. Çevik Bildiri’de anlatıldığı gibi – fakat “yazılım” kelimesini ürün ile değiştirin (çünkü bu konu sadece yazılım özelinde değildir).

Bunlar güzel. Ancak bir şeyler büyüdükçe, organizasyonel sınırlar içerisinde iş birliği yapan düzinelerce ekiple birlikte işler açıkça daha karmaşık ve acı verici hale gelir. Bütün organizasyon, Scrum Takımları halinde organize edilmiş olsa bile, hala aynı noktada olmayan bir organizasyonla karşılaşabilirsiniz! İşte tanıdık gelebilecek bir resim:

Çevik Lider Nedir? yazısına devam et

Büyük Ölçekli Çevik Dönüşümlerin Zorlukları ve Başarı Etkenleri: Sistematik Literatür Taraması

Hayatımızın karmaşıklığı gitgide artıyor, karmaşıklık arttıkça ihtiyaçlarımız değişiyor, ihtiyaçlarımız değiştikçe aldığımız üründen ya da hizmetten beklentilerimiz değişiyor. Müşteri olarak yaşadıklarımız bunlar… Bu makalenin odağı: Çevik Dönüşümlerde Zorluklar ve Başarı Etkenleri.

Müşterilerinin ihtiyaçlarını karşılamak isteyen şirketler ürünlerini ya da hizmetlerini müşterilerinin davranışlarına bakarak adapte etmeye çalışıyorlar. Eğer bu adaptasyonu sağlayamazlarsa gelecekte kendilerine yer olmadıklarının farkındalar. Bu nedenle son yıllarda birçok şirket Çevik yaklaşımları kullanmaya başladı, birçok şirket de kullanmayı düşünüyor. Geleneksel (öğrenilmiş) yaklaşımlar terk edilirken yeni (öğrenilmemiş) yaklaşımlar kullanılmaya başlanıyor böylece üretilen değer artırılmaya çalışılıyor. Doğru çalışmak, çok çalışmaktan daha değerli olmaya başladı. Yıllar süren projeler yerini birkaç haftada geliştirilebilen işlevselliklere bırakıyor.

Hızla değişen dünyada insanlar şirketlere değil, şirketler insanlara adapte olmak zorunda kalıyor.

Er ya da geç tüm şirketler dönüşümü geçirecek.

Dönüşüm kararını önceden veren ve dönüşümü başarılı şekilde uygulayabilen, organizasyonlarına ve çalışanlarına değişime adapte olmayı öğretebilen şirketlerin hayatta kalma olasılığı artarken dönüşüm kararı vermeyen şirketler küçülmek ya da kapanmak zorunda kalacaklar. Çevik Dönüşüm, bir yerden alabileceğiniz bir ürün değil, yaşayarak öğrenmeniz gerekiyor.

Çevik Dönüşümlerde Zorluklar ve Başarı Etkenleri

Yaşayanlar hangi zorluklarla karşılaşıyor:

– Değişime karşı çalışanların direnci

– Yatırım eksikliği

– Çevik olabilmenin zorluğu

– İş birimlerini ya da müşterileri dönüşüme dâhil etmenin zorlukları

Yaşayanlar hangi başarı etkenleriyle öne çıkıyor:

– Yönetim desteği

– Çevik yaklaşımın seçilmesi ve özelleştirilmesi

– Eğitim ve koçluk

– Zihniyet değişikliği

Makaleyi indirebileceğiniz bağlantı: Büyük-Ölçekli-Çevik-Dönüşümlerin-Zorlukları-ve-Başarı-Etkenleri-Sistematik-Literatür-Taraması-1.pdf (368 indirme)

Büyük Ölçekli Çevik Dönüşümlerin Zorlukları ve Başarı Etkenleri Sistematik Literatür Taraması
Büyük Ölçekli Çevik Dönüşümlerin Zorlukları ve Başarı Etkenleri: Sistematik Literatür Taraması

Bunlar sadece önsöz için seçtiklerim daha detaylı bilgiyi makaleyi okudukça elde edeceksiniz. 42 organizasyonun Çevik Dönüşümden elde edilen bilgiler özetlenmiş, arkasında büyük bir emek var. Çalışmayı yapan Kim Dikert, Maria Paasivaara ve Casper Lassenius’a emekleri için çok teşekkürler. Beni bu makaleyle tanıştırdığı ve dönüşümlere farklı bir bakış açısı kazanmama yardım ettiği için Uğur Tadık’a çok teşekkürler.

Son söz; değişime adapte olmaya makro açıdan bakalım, Amerika yeni bir ülke olmasına rağmen sanayi devriminden güçlenerek çıktı çünkü geçmişten gelen bilgilerine körü körüne bağlı kalmak yerine sürekli yeniyi deneyen girişimcilere sahipti. İçinde bulunduğumuz yıllarda da bir devrim gerçekleşiyor sadece içinde olduğumuz için göremiyoruz. Bu devrimde de bilgilerine körü körüne bağlı kalmayanlar, yeniyi deneyen girişimciler güçlenerek çıkacaktır. Sizi makaleyle baş başa bırakıyorum.

Büyük Ölçekli Çevik Dönüşümlerin Zorlukları ve Başarı Etkenleri: Sistematik Literatür Taraması yazısına devam et