Scrum, Bir Dönüşüm Hikayesi – Mehmet Yitmen

Scrum, Bir Dönüşüm Hikayesi – Mehmet Yitmen

Scrumı bir yaşam felsefesi olarak benimsemiş biri olarak, Scrumı daha önce duymamış ve öğrenmeye yeni başlayanların Scrum Klavuzundan sonra okuması gereken 2.döküman olduğuna inanıyorum. Çalıştığı kurumun Agile dönüşümünü en ön sıradan izleyenlerden biri olarak karşılaştığım sorunlar ve bu sorunların çözümlerine dair aldığım notların bu kitapta daha önce yazıldığını gördüğümde çok şaşırdım. Keşke Mehmet Yitmen bu hikayeyi anlatmasaydı da ilk anlatan ben olabilseydim düşüncesi aklımdan geçmiyor değil 🙂

 

Hikayedeki Scrum Master Hakan’ ın İş Birimleri, Müdürleri, Yöneticileri ve Geliştirme Ekibindeki arkadaşlarıyla yaşadığı problemlere karşı geliştirdiği çözümler yolumuzu aydınlatsın. Scrumı ve Agile dönüşümünü okuyucuyu sıkmadan ve eğlenceli bir hikaye olarak bizimle paylaştığı için Mehmet Yitmene çok teşekkürler.

Scrum, Bir Dönüşüm Hikayesi – Mehmet Yitmen yazısına devam et

Scrum Kılavuzu

Scrum Klavuzu
Scrum Klavuzu

Scrum Kılavuzu’nu bağlantıdan indirebilirsiniz:

Scrum Kılavuzu’nun Amacı

Scrum, karmaşık ürünlerin geliştirilmesi, teslim edilmesi ve bu ürünlerin bakım çalışmaları için bir çerçevedir. Bu kılavuz Scrum’ın tanımını içerir. Bu tanım içinde Scrum’da bulunan roller, etkinlikler, araçlar ve bunların hepsini bir araya getiren kurallar bulunmaktadır. Scrum’ı, Ken Schwaber ve Jeff Sutherland geliştirmiştir. Scrum Kılavuzu, onlar tarafından yazılmıştır ve sunulmuştur. Scrum Kılavuzu’nun arkasında beraber dururlar.

Scrum’ın Tanımı

Scrum(isim): Olası en yüksek değere sahip ürünlerin üretken ve yaratıcı bir şekilde teslimi yapılırken insanların karmaşık adaptif problemleri çözebildiği bir çerçevedir.

Scrum Kılavuzu yazısına devam et

19 Mayıs, Bugün “Atatürk’ü Anma” değil, “Atatürk’ü Anlama Günü” olmalı.

19 Mayıs, Bugün “Atatürk’ü Anma” değil, “Atatürk’ü Anlama Günü” olmalı.
İstanbul’da “küçük olsun benim olsun” deyip saltanat sürmek varken niçin Samsun’a çıktığını…
Üniformasını niçin çıkarıp, bağımsızlık mücadelesini Milletin rütbesiz bir ferdi olarak başlattığını…
Niçin oturduğu yerden laf üretmek yerine Anadolu’da yanan çoban ateşlerini birleştirmek için yollara düştüğünü…
Niçin bozkırın ortasında Milletin Meclisini açtığını, her kararın Mecliste tartışarak alındığını…
O Mecliste lider sultasının, tek adamlığın asla olmadığını…
Geldikleri gibi giderler cümlesinin arkasındaki azmi ve Ankara’ya dayanmış düşmana Duatepe’den bakıp bir an bile yılgınlığa nasıl düşmediğini… 19 Mayıs, Bugün “Atatürk’ü Anma” değil, “Atatürk’ü Anlama Günü” olmalı. yazısına devam et

Politikacılara, Zenginlere ve Onların Medyasına İnat Ortak Yönlerimiz

On yıllardır, Birleşik Devletler zenginlerinin ve ele geçirdikleri medyanın sürekli insanların farklılıklarından bahsederken aslında hiçbir iş yapmadan ve hiçbir vergi ödemeden günden güne daha da nasıl zenginleştiğini anlatırken eminim hepimizin aklına aynı şeyler geliyordur. Ülkem insanına yapılanlar ve aslında birbirimizden hiç farklı olmadığımız. Politikacılara, Zenginlere ve Onların Medyasına İnat Ortak Yönlerimiz yazısına devam et