Çevik Yazılım Geliştirmede İş Değeri

Çevik Yazılım Geliştirmede İş Değeri

Çevik Yazılım Geliştirme Bildirisi’ninilk prensibi der ki;

 

“En önemli önceliğimiz değerli yazılımın erken ve devamlı teslimini sağlayarak müşterileri memnun etmektir.”

 

İş değeri, ölçülmesi ve anlaşılması zor kavramlardan biridir. Geliştirilen bir özelliğin size ne kadar değer katacağını hesaplamak bazen çok zor bazen çok kolay olabilir. Örneğin;

 

Bir bankanın operasyon merkezinde yönetici olduğunuzu düşünün. Faks ile gelen ödemeleri işleme sokabilmek için bu faksın görüntülenmesi gerekir. Daha sonra bu faksın üzerindeki değerleri sizin için sisteme giren veri giriş elemanlarınız veri girişini yapar ve işlemi ileri bir seviyeye taşırlar. Eğer hatalı bir veri girişi olmazsa bir faks için bu işlem ortalama olarak üç dakikada yapılabilir. Üç dakika kısa bir süre gibi görünsede yılda yedi milyon işlem ile uğraştığınızı düşünürseniz aslında bir saniye kazanmak bile büyük bir değer üretebilir. Bu işlemi daha kolay yapabilmek için bir OCR projesi geliştirdiğinizi düşünün. Veri girişi yapan çalışanlarınız bir faksın girişini tamamlayabilmek için üç dakika yerine bir dakika harcayacaklardır. Bu noktada OCR projesinin size kazandırdığı değeri hesaplamak çok kolaydır.

İş değeri, gelir elde etmek, maliyeti düşürmek ya da riski engellemek olabilir. Bunlardan birini elde ediyorsanız iş değerini hesaplamak kolay olabilir. Çünkü ölçülebilir bir metrik bulunmaktadır. Fakat iş değerini ölçemeyeceğiniz durumlarda bulunur. Örneğin geliştirdiğiniz projeyle ilgili bulunduğunuz kurumda olan diğer takımlara servisler vermeniz gerekebilir. Sizin üretiğiniz verileri kullanmak isteyebilirler. Bunun sizin için bir iş değeri bulunmaz fakat bu işleride gerçekleştirirsiniz. Tabi bu takım bazında düşündüğümüzde bir iş değeri değilken, organizasyon seviyesinde düşündüğümüzde bu işin de bir değeri bulunmaktadır fakat bunu ölçmek çok daha zordur.

Çevik Yazılım Geliştirmede İş Değeri
Çevik Yazılım Geliştirmede İş Değeri

İş değerinin ne olduğunu açıkladık. Şimdi iş değeri, geleneksel yöntemle proje geliştiren bir organizasyonda nasıl elde edilir, Çevik yaklaşımlar ile proje geliştiren bir organizasyonda nasıl elde edilir? Bunu konuşacağız.

 

Biraz evvel verdiğim OCR projesi örneğinden devam edelim. Bu projede faks ile gelen EFT’ler, sigorta ödemeleri, havaleler, faturalar aklınıza gelebilecek herşey… Analistler tarafından ilk önce incelenir. Hangi dokümanlar nasıl işlenecek, nasıl görüntülenecek, bu dokümanların birbirleriyle olan bağımlılıkları gibi birçok detaylı analiz yapılır. Analiz bittikten sonra iş biriminden imza alınır ve el sıkışılır.  İstekler belirlenmiştir, daha sonra mimari bölümünden büyük abiler gelir. Üst düzey mimari bir çalışma yapılır. Neyi nasıl entegre etmeli ve o mükemmel kurumsal mimariyi daha fazla bozmadan çalışabilir bir sistem oluşturabiliriz diye uzunca düşünürler. Acaba her şubeye bir faks server koymalı mıdır? Yoksa bütün hizmet bir merkezden verilebilir mi? Gibi ciddi tartışmalar uzar gider. Daha sonra garibim yazılım geliştiriciler girer işin içine ilk önce imzalanmış analiz dokümanı okunur. Şanslıysanız iyi bir analiste denk gelebilirsiniz ve okuduğunuzu anlayabilirsiniz. Ama iyi bir analistin yazdığını okumak bile bazen anlaşılamayabilir ya da farklı birşey anlaşılabilir. Bu çok sık yaşanan birşey değil mi? Cevabı almak için herhangi bir yazılım geliştiriciye sorun! Bunun için işi çok yoğun analist aranır zorda olsa ulaşılır. Cevap? Cevabı hemen alamazsınız çünkü analist neyi analiz ettiğini unutmuştur. Düşünür, analiz dokümanına ve o günlere geri döner. Beklenen cevabı verir fakat tatmin edici olmaz. Sonunda bu konu hakkında bir toplantı yapılır. Bu şekilde git geller ile proje geliştirilir. Daha sonra proje sistem ile entegre edilmeye başlanır. Bütün bunların sonunda kullanıcının onayını almak için kullanıcı kabul testine açılır. Proje üretim ortamına alınıp kullanılmaya başlanır. Ürünün kurulduğu ilk birkaç şubede hatalar ile karşılaşılmıştır ve bu sorunlar ile takım kendi içinde yaptığı testlerde karşılaşmamıştır. Birçok uğraştan sonra birkaç şubeninin problemi giderilir ve kullanmaya başlarlar. Diğer şubelerinde yavaş yavaş projeye dahil edilmesiyle ürün bankanın tamamında kullanılmaya başlanır.

 

Başarı budur! Sonunda geliştirilen ürün iş değeri üretmeye başlamıştır.

 

Siz bunları yaparken ne mi oldu? Rakip organizasyon EFT’lerin, havalelerin, sigorta ödemelerinin, faturaların OCR üzerinden okunmasını çoktan tamamladı. Değer üretmeye çok uzun zaman önce başladılar. Artık yeni bir proje için çalışıyorlar.

 

Bunu nasıl yaptılar?

 

İlk önce herşeyi bildiklerini düşünmediler. Hatta tam tersine hiçbirşey bilmediklerini düşünerek başladılar. Daha sonra iş birimlerini kendilerinden biriymiş ve aynı amaca hizmet edermiş gibi düşündüler. Edermiş ne? Aynı amaca hizmet ettiler.

 

Projeye başlar başlamaz uzun uzun detaylı analizler yapmadılar. Bunun yerine iş birimini çağırıp ne istediklerini yüz yüze konuştular. En büyük kazancı elde etmelerine nasıl yardımcı olabileceklerini sordular. En büyük kazanç EFT’lerden geliyordu. Projeye EFT’lerin OCR üzerinden okunmasıyla başladılar. Sadece EFT dokümanlarına odaklandılar. Birkaç ay içinde EFT dokümanlarının nasıl en başarılı şekilde okunabileceğini ve nasıl okunamayacağına dair birçok bilgi edindiler. Kendi testlerinde istenen başarıyı elde eder etmez hemen birkaç şubeyi pilota geçirdiler. Böylece ne yaptıklarını anlamadıkları mimar abileriyle konuşup akıllarını çok fazla karıştırmadılar. Bunun yerine daha değerli ve doğru olan bir bilgiye yöneldiler. Gerçek bilgiye! Yaptıkları geliştirmenin kurumun mimarisine uygun olup olmadığını en iyi bu şekilde öğrenebilirlerdi.

 

Bu bölüme kadar birçok bilgi edindiler. Bir dokümanda istedikleri alanları nasıl okuyabileceklerine, bu bilgiyi diğer dokümanların okunmasında da kullanabileceklerine dair. Ayrıca birkaç şubeyide pilota geçirdiler. Böylece diğer şubelerin geçişlerinde karşılaşabilecekleri sorunlara dair bilgileride oldu. Artık bunları tekrarlamayacaklar. Elbet yeni şubeler geçerken yeni sorunlarla karşılaşabilirler. Bunu bilgilerinin artması olarak görüyorlar. Böylece daha donanımlı olacaklarına inanıyorlar.

 

Bir yandan havale dokümanlarının okunmasına dair geliştirmeleri yaparken bir yandan EFT’lerin OCR üzerinden okunmasını yaygınlaştırdılar. Artık bankanın birkaç yüz şubesine gelen dokümanlar OCR üzerinden okunuyordu ve operasyon tarafında çalışanların işleri şimdiden kolaylaşmıştı.
Proje başladıktan kısa bir süre sonra değer üretmeye başladılar ve geliştirme tamamlanıncaya kadarda değer ürettiler. Bu ürün kullanılmaya devam ettikçe de değer üretmeye devam edecekler.

1040total visits,2visits today

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *